28 Nisan 2011 Perşembe

Doğru Bildiğimiz Şeyler Yanlış-mışş


                                                  HER GÜN DUŞ
                        Cildin nemini yok ediyor, kurumasına, erken kırışıklıklara neden oluyor.


                                   
                                                 GÜNDE 8 SAAT UYKU
                      Günde dört kere 15 dakika şekerleme bir saatlik gece uykusundan daha iyidir.


                             
                            DiŞ FIRÇALADIKTAN SONRA AĞIZ ÇALKALAMAK
                         Dişi uzun  süre koruyacak florür de akıp gidiyor. Çalkalama için yarım  saat bekleyin.


                              
                                                     ALAFRANGA TUVALET
                                         Bağırsak hastalıklarına, basura   neden oluyor. Çömelmek daha sağlıklı.


                                              
                                                               EV TEMiZLiĞi
                                                              Temizlik stresi, yüksek tansiyon nedeni.


                         
                                       AKŞAM YEMEĞiNDEN SONRA UYUMAK
Yemekten yarım saat sonra uyumak, yemeğin yağa dönüşmesine neden oluyor. Yemeğin ardından en az 20 dakika yürüyün.


                                
                                      DERiN NEFES ALARAK GÖĞSÜ ŞiŞiRMEK
Bu şekilde akciğerler tam kapasitede kullanılmaz. Doğrusu bebeklerin yaptığı gibi karından nefes almak, nefes alırken mideyi şişirmek.


               Başkasının doğrusu kendi yanlışlarımdan daha iyi değildir amaa neyse bilgim olsun da. =)

26 Nisan 2011 Salı

TWİST

İyi hoş beğendiğim bir kaç parça da oldu twist'te ama ne bileyim sanki fiyatlar biraz abartı. Neyse fikir olsun en azından.



Çok güzel tunik niyetine giyilirdi bu ama cebimizi düşünmek gerek..




Çok beğenmiş olmakla birlikte bu fiyatlara değmez diyebiliyorum =(
Oysa ne hayallerim vardi bu ceketle :D



Bu dantelli minik cekette 149 tl imiş

Bence çok para yazık günah ama nedense beni çeken bişey oldu bu cekette romantik bişey ondan sanırım =)


Şimdilik işimin başına dönsem iyi olacak bak bak nereye kadar.. Dimi?

Yeniden Merhaba

Blogcan seni baya ihmal ettim biraz elimde olmayan sebeplerden biraz kendi üşengeçliğimden neyse sen beni idare et bugüne bugün sahibenim.. =)

21 Şubat 2011 Pazartesi

Gecikmiş Doğum Günü Pastamız :)

17 Şubattı yakışıklı kardeşimin doğum günü yalnız biz haftasonunu bekledik arkadaşlarıda gelsin diye ve 19 Şubat Cumartesi akşamı kutladık :)

Kutlama denmez aslında çünkü doğum günü partisi olmaktan çok savaşa döndü çocuklar arasında..
Güreş yaptılaaar, körebe oynadılaaar hatta bende bir ara katıldım onlara :))

Olmaz demeyin hatta evde maç bile yaptılar!..
Sağolsun alt komşu şikayete gelmedi :)

Hayal ettiğim gibi bir kutlama yapamadık ama olsun ahmet mutluydu :) 

Herşeye tamam da doğru düzgün fotoğraf bile çekinemedik ona üzüldüm :(

Bitanecik resmimiz var işte o da aşağıda;


Bu arada çooooook uzun zamandır ilk defa dolama yaptım, hatta işe de öyle gittim herkes çok beğendi bende gayet rahattım :) sanırım kendime renk renk almam gerekicek. En soon kuran kursuna giderken kullanmıştım, özlemişim..
İşten geç geldiğim için de gidip kıyafetlerimi değiştiremedim, ki eve girdim benim ardımdan misafirler geldi hemen..
Neyse bi şekilde bunu da atlattık çok şükür, darısı mayıs'ta kız kardeşimin başına :P

16 Şubat 2011 Çarşamba

   Sevgili blogcanım, yeni arkadaşım, güncem, uğraşım, herbişiim :D kıskanma ama; söylemesi ayıp dün senden çok sevdiğim canım arkadaşım biricik dostum gülüşümle sohbet ettik özlemişim onu beni ihmal ediyorsun beni dedi. E tabi blogumdan henüz haberi yok bir süre söylemeyeceğim de, seninle nasıl geçineceğimi öğrenene kadar en azından blogcan :P

 Ha bu arada bugün çok şükür iyiyim ve mutluyum yani seni kötü yazılarımla boğmayacağım. Patronların keyfi iyiyse elemanlarda iyi olur.. Biliyorsun bir nevi bende patronun oluyorum blogcan dediklerimi yapmakla yükümlüsün :P 

Sevgiler,
Patronun Ebru :D:D

Evimiz İçin Duvar Kağıtları

Duvar kağıtları artık yaşam alanlarının ve dekorasyonun vazgeçilmez bir parçası. Üstelik duvarların yanı sıra pek çok aydınlatma ve yaratıcı ev fikirlerinde de son derece işlevsel ve estetik bir kullanım alanına sahip. Değişen stil trendleriyle birlikte duvar kağıtları da hem malzeme hem de desen olarak değişiklik gösteriyor.

İşte bir kaç örnek size :)










Çocuk odası için gerçekten çok güzel..


Bu renk bir duvar kağıdı da yatak odamda olmalı :)

Hepsi çok güzel nedense bunlara sardım bu aralar.

İnşallah bir gün kendi evim olunca kesinlikle olması gerekenler listesinde duvar kağıtları J

15 Şubat 2011 Salı

Pride, Güzel Bir Melissa Şansı Veriyor :)

Çekilişe katılmayan kalmasın sonra çok üzülürsünüz heheh :))

Buyrun burdan; http://pridesfashion.blogspot.com/2011/01/hediye-zamanmelissa.html

Eskidendi..

Bir zamanlar inanırdım aşkın gücüne sevmek her şeyi çözer sanırdım, aslında bu yöntemle çözende fazlasıyla vardı ama; çözemeyenlere mi özendik nedir bir türlü biz olamadık... Tuhaf ne zamandır aklıma gelmeyenleri sabah uyandığımda sanki kalbimin üstünde otururlarken buldum. Gülmekle gülmemek arası bir tebessümüm vardı yüzümde ne yapacağımı bilemedim, içimden sessizce kötü kelimeler sarf ettim.. Sonra hepsinden özrümü diledim. İşte ben böyleyim zalime, zalim deyip hiçbir zaman geçmedim. Zalimse kim bilir neler yaşadı da böyle oldu dedim. İyimi böylesi yoksa kötümüdür bilmiyorum ama bildiğim birşey var can çıkıyor huy çıkmıyor!

Sabah sabah hüzünlendim gereksiz şeylere, mutluyum oysa ben yazdıklarım niye ?? :D

“Biz değilmişiz ikiyi bir eden…”



Biz daha tek iken sığamamışız bedenlerimize, ikiyken bir olmakta ne haddimize! Sustuğunda anladım gitmeme dünden razı oluşunu. Belki de çok önceden dilenmiş bir fiildi gidişim, senin dilediğin.
Benim içimi kavuran aşk; sana soba olmuş, yalnız üşüdüğünde gelip ellerini uzattığın. Benim hiç yüksünmeden her seferinde sabırla ısıttığım. O eller aslında en büyük yangınmış. Hani tutmasam, yanmazmışım. Ben seni sayıklarken uykusuz gecelerde, adını anlamını yitirmiş halde buluyorum dilimde.
Aşk, herkese eşit vuruyor. Mesela; benim acım yüzümden okunur, her şeye birebir şahit olmuşluğumdan. Bana sırtını dönüyorsa aşk, senin mutlu olmanı istemiş olmamdan… Seni mutlu edemeyeceğimden değil yanımda olmayışın, senin adına mutluluk verdiğin acından! Gitmeler gereklidir çoğu zaman.
İnanmak aşk’ın kanında var!
Dönüşlerde hep, pişmanlıklarla dolu çantalar... Dayanamadım geldim dediğin de; sevdiğinin yüzüne bakıp aşk’a sövmektir, sevmek.
Aşk tamda orda vurur adamı işte! Bunu, ya bir tokat ya da sımsıkı sarılışla noktalar. Bunlardan birini yapamıyorsan, acizlik değildir içinde bulunduğun. “Aşk’tır…”
“Ve affetmemektir, aşk’sa aslolan. “
Sonrasında nefessiz kalmak yada baştan başlamak. Neyi seçersen seç, affını veremediğin aşk’a dönüşür yaşanan. Çünkü, sayfa temiz olmayınca yazılanlar hep karalama…

E/S

Sensizlik Ve Sabahlar


Güzel olabilirdi bir kış sabahı, senli olsaydı eğer.
Sensizlik bana emanet,
Ben boş odalara,
Sen Allah'a...
Düşün, bana ne düşkün yalnızlığım var..
İnanır mısın?
Her sabah aynı, gittiğinden bu yana!
Kaç sabah oldu sofradan aç kalkalı bilmem.
Sen bilmezsin ama,
Uyanmak zor olur gözlerini yalnız açacağını bildiğin eve..
Oysa sana uyanmak vardı;
Güneş gibi,
Sabah gibi,
Kahvaltı tabağım gibi desem yeri..
Öyle sabaha kim uyanmak istemezdi ki?..

E/S

14 Şubat 2011 Pazartesi

Mevlid Kandili



14 şubat Mevlid kandili Hz. Muhammed (sav)'in doğum günü.. İlk kez gerçek bir "sevgililer günü"..

12 Şubat 2011 Cumartesi

Namaz Hakkında !..



Bir asker, namaz kılan diğer askere sordu :

- Arkadaş kaçıncı asırda yaşıyoruz? ...N...için kendini zahmete sokup her gün 5 defa namaz kılıyorsun. Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi :



- Şu insan niçin yanından geçerken toplanıyor, seLam veriyor ve bütün emirlerine itaat ediyorsun. ''yat'' dese yat...ıyor, 'kalk' dese kalkıyorsun? O da senin gibi iki ayağı, iki eli ve bir başı olan bir insan değil mi ? Diğer asker cevap verdi :


- " Evet! O da benim gibi biri insan ama rütbesi var, omuzun da yıldızı var ". Namaz kılan askerin cevabı müthişti :

-Ey arkadaş ! Sen omuzun da bir tane yıldızı var diye senin gibi bir insana itaat ediyorsun da ben, yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini tespih tanesi gibi kudret eliyle çeviren Allah’a niçin itaat etmeyeyim? Niçin namaz kılıp emrini yerine getirmeyeyim ..?


(RABBİM BİZEDE BÖYLE NAMAZ KILMAYI NASİP ETSİN İNŞALLAH, AMİN)

26 Ocak 2011 Çarşamba

MAKYAJI,DURUŞU,BAKIŞI,ENDAMI HEPSİ BİR ARADA. BENCE ÇOK HOŞ OLMUŞ..

Merhabalar,


Bugün bloglar arasında gezinirken çok güzel bir bloga rastladım ve blogun adresini de sizlerle paylaşmak istedim.

Buyrun.. =) http://queensimage.blogspot.com/


Ve birde fotoğraf paylaşmak istiyorum benim favorim bu oldu :)

21 Ocak 2011 Cuma

Mahsun Sahabe Hz.Vahşi

Hazret-i Hamzanın Bedr gazâsında öldürdüğü Tuaymenin birâderinin oğlu olan Cübeyr bin Mutimin kölesi idi. Habeşli olduğu için el ile ok atmakda usta idi. Uhud gazâsında Cübeyr buna (Hamzâyı öldürürsen âzâd ol!) demişdi. Hind de babasının ve amcasının intikâmı için Vahşîye mükâfât va'd etmişdi. Vahşî taş arkasına pusuya girip yalnız hazret-i Hamzayı gözetirdi. Hazret-i Hamza sekiz kâfiri öldürüp saldırırken Vahşî okunu atarak şehîd etdi.Sonra ciğerini çıkarıp Hinde götürdü. Hind sevinip ciğeri çiğnedi. Üzerindeki zînetlerin hepsini Vahşîye verdi. Dahâ da vereceğini söz verdi. Hindin bu çirkin canavarca işi islâm dînine olan düşmânlığından değil idi. Hazret-i Hamza Bedrde bunun babası Utbe ile amcası Şîbeyi öldürmüşdü. Bunların ve kardeşi Velîdin intikâmını almak için bu işi yapdı. Vahşî de âzâd olmasını altunlara kavuşmasını düşünüyordu. İslâmiyyete hücûm düşüncesinde değildi. Hicretin sekizinci yılında Mekke feth edildiği gün Resûlullah Kureyşin hepsini afv buyurdu. Yalnız on kişinin adını söyleyip bunları gören öldürsün buyurdu. Hind ile Vahşî bunlar arasında idi. Vahşî Mekkeden kaçdı. Bir zemân uzak yerlerde kaldı. Sonra pişmân olup Medînede mescide gelip selâm verdi. Resûlullah selâmını aldı. Vahşî (Yâ Resûlallah! Bir kimse Allaha ve Resûlüne düşmanlık yapsa en kötü en çirkin günâh işlese sonra pişmân olup temiz îmân etse Resûlullahı canından çok sevici olarak huzûruna gelse bunun cezâsı nedir?) dedi. Resûlullah (Îmân eden pişmân olan afv olur. Bizim kardeşimiz olur) buyurdu. (Yâ Resûlallah! Ben îmân etdim. Pişmân oldum. Allahü teâlâyı ve Onun Resûlünü herşeyden çok seviyorum. Ben Vahşîyim) dedi. Resûlullah Vahşî adını işitince hazret-i Hamzanın parçalanmış hâli gözü önüne geldi. Ağlamağa başladı. (Git seni gözüm görmesin!) buyurdu. Vahşî öldürüleceğini anlıyarak kapıya yürüdü. Eshâb-ı kirâm kılınca sarılmış işâret bekliyordu.

Vahşî son nefesimi alıyorum derken Cebrâîl aleyhisselâm geldi. Allahü teâlâ buyurdu ki (Ey sevgili Peygamberim! Bütün ömrünü puta tapmakla kullarımı bana düşmân etmeğe uğraşmakla geçiren bir kâfir bir kelime-i tevhîd okuyunca ben onu afv ediyorum. Sen amcanı öldürdü diye Vahşîyi niçin afv etmiyorsun? O pişmân oldu. Şimdi sana inandı. Ben afv etdim. Sen de afv et!) Herkes öldürün emrini beklerken (Kardeşinizi çağırınız!) buyurdu. Kardeş sözünü işitince saygı ile çağırdılar. Vahşîye (afv olduğunu) müjde eyledi. (Fakat seni görünce dayanamıyorum. Üzülüyorum. Bana görünme!) buyurdu. Resûlullahı üzmemek için bir dahâ yanına gelmedi. Mahcûb başı önünde yaşadı.O (s.a.v.) mimberdeyken onu kenardan mahsun mahsun dinler Ona (s.a.v.) görünmemek için elinden geleni yapardı...

Vahşi bundan sonra hep şehadeti kolladı.Onu aradı onu bulmaya çalıştı ama nafile.Efendimiz(s.a.v.)eğer onu huzura kabul etmiyorsa o da şahadeti arardı... Yemame'ye kadar...Yemame adeta bir kıyımdı...Öyle çok sahabe şehit oldu ki İslam büyük darbe aldı. Bu savaşta Hz.Vahşi de vardı ve elinde sadece hatırından ötürü taşıdığı paslı mızrağı...
Bir ses;"Vahşi işte ALLAH düşmanı..."Düşman yalancı peygamber Museyleme ve Hz.Vahşi o paslı mızrağı son kez hedefe saldı...Hedefde küfür var... Ve hedef tutar... Museyleme öldürülmüştür...
"ALLAHUEKBER..."Vahşi'den çıkan son sestir.Hemen secdeye kapanır ağlamaya başlar;"Ya Resulullah...Cahiliye devrinde mü'minlerin en hayırlısını öldürdüm.Bu gün ise en şerlisini huzuruna çıkabilirmiyim artık?"

Burdan sonrası hakkında ki rivayet sahih olmadığı için ifade etmekten çekiniyor ve affınıza sığınıyorum...Huzura kabul edildi mi? Edilmedi mi bilemiyorum..
(ALINTIDIR)

19 Ocak 2011 Çarşamba

TRABZON - UZUNGÖL

Toprak kayması sonucunda Haldızen Deresi’nin önünün kapanmasıyla oluşan Uzungöl, deniz seviyesinden yaklaşık 1100 metre yükseklikte, yeşilin her tonunu barındıran ormanlarla kaplı Doğu Karadeniz dağlarının dik yamaçları arasında tarifi imkânsız, fotoğraflara sığmayan, dünyada benzerine az rastlanabilecek türden bir güzellik oluşturur.

Uzungöl’ün taşıdığı doğal değerleri bütünleyen en önemli unsur, yöre koşullarına uygun bir tarzda yapılmış olan ve kendine özgü bir mimari stili yansıtan eski ahşap evlerin pek çoğunun karakteristik yapıları bozulmadan bugüne dek gelebilmiş olmasıdır.

1989 yılında Tabiat Parkı ve 2004 yılında Özel Çevre ilan edilen bölge, özgün yapılaşmasının ve doğal çevresinin korunabilmesi amacıyla sit alanı kapsamındadır.

Uzungöl’ün, kendi doğal yaşam alanlarını koruma ve gelecek nesillere aktarma bilincine sahip insanları kadar renkli olan diğer bir özelliği de zengin bitki örtüsüdür.

Özel ekolojik koşullara sahip dar bir alanın dışında yetişmeyen, tıptan kozmetiğe kadar pek çok alanda kullanımıyla uluslar arası değerler taşıyan endemik bitkilerin yaygınlığı ve çeşitliliği Uzungöl’ün gen koruma merkezlerinden biri olmasını sağlamıştır.

Rakımın yüksekliği ve engebeli arazi yapısı nedeniyle tarım her ne kadar çok gelişmiş olmasa da sahip olduğu doğal kaynakları ve sanayi kirliliğinden eser bulunmaması sayesinde Uzungöl organik tarım açısından da önemli bir potansiyel taşımaktadır. Aynı koşullar bölgede mevsimsel olarak canlanan arıcılıkta da lezzet ve besleyicilik açısından yüksek değerli ürünlerin elde edilmesini sağlamaktadır.

Uzungöl’ün çevresindeki, Karester, Veli, Büyükyayla, Küçükyayla, Şekersu, Tabanoz, Limni, Multat, Durnalı, Karimazira yaylaları gerek zengin otlak alanları, endemik bitkileri, kendine özgü çiçek türleri, temiz, bol ve şifalı su kaynaklarıyla doğal hayvancılığa, saf süt ve süt ürünlerine olanak sağlar.

Yaban hayati bakımından oldukça zengin olan uzungöl ormanlarinda ayi, dağ horozu, dağ kecisi, tilki, vaşak, çakal, kurt, peceli baykuş, karaca, alacasansar, yabani tavşan gibi hayvanlara rastlamak mümkündür.


(Fotoğraf :Mehmet İnan)

Gerçekten çok güzel bir yer ve çok güzel bir kare yakalanmış..



Kesinlikle gidip görülmesi gereken yerlerden, kısmet olursa inşallah bu yaz gideceğim. Kendi çektiğim fotoğraflarıda burda paylaşacağım.. =)